Geçmişe Bir Bakış
İlk programlama dilleri 1950 ‘lerde ortaya çıktı. Bu diller, öncelikle karmaşık matematiksel problemleri çözmek için tasarlanmıştı, ancak bilgisayar konusunda uzman olmayanlar için oldukça karışıktı. O dönemlerde bilgisayarlar yalnızca büyük araştırma enstitülerinde bulunduğu için, kitleye yönelmek gibi bir kaygı da yoktu. İnsanlar zamanla bilgisayar teknolojisinin, matematik dışında da yararlı olabileceğinin farkına vardılar; böylece bilgisayarlar, üniversitelerde ve iş dünyasında giderek yaygınlaştı. Geniş kitlelerin bilgisayarla tanışmasıyla birlikte, programlama dillerinin daha kolay kullanılır ve anlaşılır olması gereği ortaya çıktı.
Bu talebin ik yanıtı BASIC adlı programlama dili oldu. BASIC, 1960’ların başında Darthmouth College ‘de geliştirildi. BASIC ‘in ilk sürümü çok basit bir dildi, çünkü amacı programlama öğrenmeyi kolaylaştırmaktı. Geniş bir programcı kuşağı BASIC öğrendi ve şaşırtıcı derecede çeşitlilik gösteren programlar yazdı.
Mikrobilgisayar devriminin habercisi olan MITS Altair 1975’te ortaya çıktı. Microsoft ‘un kurucuları olan Bill Gates ve Paul Allen, BASIC ‘in, Altair makinelerde 4 KB RAM ile çalışacak bir sürümünü geliştirmeye başladılar. BASIC ‘in bu sürümü, kısa sürede kişisel bilgisayar endüstrisinde en çok kullanılan ürün oldu.
Yıllar geçtikçe, bu programlama dili zenginleştirildi ve geliştirildi. İlk mikrobilgisayarlar IBM PC ‘nin yolunu açınca, GWBASIC standart halde geldi. Sonraları, daha hızlı, daha küçük ve kullanımı daha kolay yazılımlar ihtiyaç halini almaya başlayınca, Microsoft QuickBasic geliştirildi. Fakat daha ciddi gelişmelere ihtiyaç duyuldukça, ihtiyaç sonunda GUI ( Graphical User Interface) , grafiksel kullanıcı arabirimlerinin doğmasına sebep oldu.
Artan teknolojik gelişmelerle ortaya çıkan araçların kullanılabilir hale gelmesi için araçlara hükmede bilecek çeşitli programlara ihtiyaç duyuldu. Bu programlar makine kodları oldu. Ortaya çıkan cihazları kontrol etmenin tek bir yolu üretici firma tarafından belirtilen matematik kodları amaca uygun olarak sırayla cihaza göndermek ve sonunda da cihazın istenilen şekilde yönetimi sağlanıyordu. Bu sırada kullanılan makina kodları oldukça zahmetli, sıkıcı ve zaman alıcıydı. Bu sıkıcılık ve zahmetin sonunda da programcılar makine kodları yerine daha kolay- anlaşılır bir kodlama yöntemi geliştirmeye, tasarlamaya başladılar. Bu tasarım ve geliştirmenin il örneği ASSEMBLY dönüştürücüler oldu. Daha sonralarda ASSEMBLY dönüştürücüleri kontrol eden MAKRO ASSEMBLY ‘ler ortaya çıktı. ASSEMBLY ‘ler de bir süre sonra tüm kullanıcıların kullanmaya zorunlu olduğu dönüştürücüler halini almış fakat bunlarında anlaşılma ve uygulama zorluklarından kaynaklanan sebeplerden bir çok projeler başlatılmıştı. Bu projelerin ilki 1954 ‘te matematik işlem ağırlıklı, bilimsel çalışmalarda kullanılmak üzere anlaşılması ve kullanımı kolay, bilgisayara bağımlılık göstermeyen ilk sembolik kod olan FORTRAN (FORmula TRANslation) geliştirilmiştir. Bu projeyi takiben bilgi depolamak ve işlemek amacıyla COBOL (COmmon Business-Oriented Language) sembolik kodu geliştirilmiştir. Bunlardan sonra ortaya çıkan çoğu kod ki bu kodlar bilgisayar dili olarak anılmıştır, bu iki dili birleştirmeyi veya daha ileri götürmeyi amaçlamışlar ve hedeflerine ulaşmışlardır. Bu birleşmelerden ve çieşitli ihtiyaçlardan doğan projelerin en önemlileri o zamanın koşullarına göre PL/I, Algol, Pascal ve Basic ‘dir. Bunlar ve bunlar gibi diller programcılar tarafından yüksek seviyeli diller olarak isimlendirilmişlerdir. Buna karşın Makine Kodu ve Assembly ‘ler ise düşük seviyeli diller olarak isimlendirilmiştir.
Yüksek seviyeli diller kolay anlaşılır, kolay yazılabilir ve her bilgisayarda uygulanabilir olmakla beraber düşük seviyeli diller hızlılık avantajını her zaman korumuştur. O dönemde yüksek seviyeli dillerde hızlı çalışan programlar mümkün olmamış ve bunun sonucunda da düşük seviyeli diller kadar hızlı çalışacak fakat yüksek seviyeli diller kadar da anlaşılır ve kullanımı kolay olabilecek 1970 ‘lerde yaratılan C Progarmlama dili, 1975 ‘lerde bu iki grubun yani düşük seviyeli ve yüksek seviyeli dil grubun tam ortasında yeralmıştır.
80 ‘li yılların bitimi 90’lı yılların ilk çeyreğinde ise artık ihtiyaçlar dahada çoğalmış PC (Personel Computer) ‘ler dünyanın her yerinde iş ve evlere girmiş, özelliklede Microsoft Windows ‘un geliştirilmesiyle kullanıcıların yazılım ihtiyaçları daha grafiksel ve renkli hale gelmiştir. Programcıların çoğu yüksek seviyeli dilelrde progrmlarını geliştirirken , bu programların , kullanıcıların istekleri doğrultusunda , daha hızlı ve daha görsel yapmaları gerektiğinden ve programlama dillerinin çok daha kolay anlaşılır ve daha keyifli hale getirilmesi amacıyla Visual diller geliştirilmiştir. Bu ihtiyacın ilk yanıtını Microsoft 1991 ‘de Visual Basic ile vermiştir.
90 ‘lı senelerin ilk çeyreğinden sonra ise progrmacıların ve programlama yapan firmalarında çoğalması rekabet ortamın artmasıyla birlikte Visual yazılım dillerine daha çok önem verilmiş, Internetin yaygınlaşmasıyla Yazılım pazarı dahada büyüyerek yaygınlaşmıştır.